Çanakkale Cephesi’nin Vicdan Mirası Borçlu Askerler Efsanesi

Çanakkale’nin Manevi İklimi ve Halk Belleği

Çanakkale yalnızca mermilerin havada uçuştuğu kanlı bir savaş alanı değil aynı zamanda insan ruhunun en yüce sınavlarının verildiği bir maneviyat okyanusudur. Bu coğrafyada yaşayan her taş her tepe ve her vadi kahramanlık destanlarının yanında insanı derinden sarsan gizemli hikayeleri de bünyesinde barındırır. Savaşın en şiddetli anlarında bile askerlerin hak hukuk ve adalet duygusundan bir an olsun taviz vermemesi cephe gerisinde kulaktan kulağa yayılan nice menkıbenin doğmasına zemin hazırlamıştır. Bu anlatılar milletin ortak hafızasında silinmez izler bırakarak nesilden nesile aktarılmıştır.

Son Nefeste Ödenen Borç ve Kaderin Cilvesi

Halk arasında dilden dile dolaşan en etkileyici rivayetlerden biri sargı yerinde can çekişen iki Mehmetçiğin hikayesidir. Cephenin en acımasız günlerinden birinde ağır yaralı olarak seyyar sargı yerine getirilen bir nefer son nefesini vermeden evvel başucundaki komutanına fısıltıyla seslenir. Memleketindeki bir arkadaşından 1 mecit borç aldığını ve ölürse hakkını helal etmesini ister. Komutan bu masum vasiyeti defterine kaydederken çadırda adeta derin bir sessizlik hakim olur çünkü oradaki herkes bu vatan evladının ne kadar büyük bir kul hakkı hassasiyeti taşıdığını hisseder.

Aradan çok kısa bir zaman geçtikten sonra aynı sargı yerine başka bir şehit getirilir. Şehit olan bu ikinci askerin üzerinden çıkan küçük bir pusula ise oradakileri hayatlarının şokuna sürükler. Pusulada tam olarak ilk askerin bahsettiği borç detayı yer alır ve şehit düşen bu nefer memleketindeki o arkadaşına 1 mecit borç verdiğini ve hakkını helal ettiğini yazmıştır. Aynı cephenin farklı cephelerinde tesadüf eseri yolları kesişen bu iki ruhun ahiret yolculuğunda bile kul hakkını unutmamış olması görenleri hayrete düşürür.

Çanakkale askerinin ahlaki duruşunu gözler önüne seren en somut kanıtlardır.

Cephede Hak Hukuk Bilinci ve Kul Hakkı Hassasiyeti

Bu tür menkıbeler Çanakkale askerinin ahlaki duruşunu gözler önüne seren en somut kanıtlardır. Bir lokma ekmeğin bile paylaşıldığı cehennemi bir ortamda maddi bir borcun dahi ahirete bırakılmak istenmemesi ne kadar asil bir karakterin temsil edildiğini gösterir. Askerler ölümün nefesini enselerinde hissederken bile başkasının malına el uzatmamak veya üzerindeki bir borçla can vermemek için titizlenmişlerdir. Bu durum cephedeki manevi disiplinin sadece komutan emirleriyle değil inanç ve vicdan unsurlarıyla ayakta durduğunu kanıtlar.

Unutulmayan Bir Efsane

Borçlu asker ve künye hikayesi günümüzde hala Çanakkale ruhunu anlatan en kıymetli simgesel anlatılar arasında yer alır. Tarih kitaplarının yazmadığı ancak halkın kalbine kazıdığı bu tarz olaylar cephenin ruhunu anlamak açısından büyük bir önem taşır. Savaşın acımasızlığına karşı insan kalmayı başaran bu kahramanlar bıraktıkları mirasla gelecek nesillere ilham vermeye devam etmektedir. Çanakkale’nin gizemli koridorlarında yankılanan bu ses her 18 Mart’ta ve her anma töreninde bu toprağın hangi yüksek değerler üzerine kurulduğunu bir kez daha hatırlatır.

Ankara’nın kalbinde, modern binaların ve bitmek bilmeyen keşmekeşin tam altında, şehrin en eski hafızasını barındıran Ulus saklıdır. Ancak Ulus sadece Roma Hamamı, Augustus Tapınağı ya da Cumhuriyet’in ilk yıllarını temsil eden görkemli yapılarla sınırlı değildir.

Yorum yapın