Gerçekliğin Sınırında Bir Komplo Teorisi Montauk Projesi

Yazar 1 Yorum 77 views

Popüler kültürün en sarsıcı yapımlarından biri olan Stranger Things dizisindeki Hawkins Laboratuvarı’nın izini sürdüğünüzde. Karşınıza kurgusal bir senaryodan çok daha karanlık ve tuhaf bir durak çıkar. Montauk Projesi New York’un Long Island kıyılarındaki terk edilmiş bir askeri üs olan Camp Hero’da yürütüldüğü iddia edilen. Bu gizli deneyler, modern folklorun en karmaşık ve ürpertici şehir efsanelerinden birini oluşturur. Zaman yolculuğundan zihin kontrolüne boyutlar arası kapılardan telekineziye. Kadar uzanan bu iddialar bilimin bittiği ve komplonun başladığı o gri bölgede kendine sarsılmaz bir yer edinmiştir. Bu deneyler bir yaşanmışlıkmıydı yoksa bir gerçeğin var olduğu ama kimsenin ispat edemediği bir acımasız bir projenin kurbanları sokak çocukları’mıydı.

Camp Hero’nun Gölgesindeki Gizem

Efsanenin merkezinde yer alan Camp Hero
Deney sahne görseli

Efsanenin merkezinde yer alan Camp Hero, devasa radar anteniyle hala Atlas Okyanusu’na bakan ıssız bir manzara sunar. Resmi kayıtlara göre İkinci Dünya Savaşı sırasında bir sahil savunma tesisi olarak kullanılan bu üs. Komplo teorisyenlerine göre 1970’li ve 80’li yıllarda çok daha uğursuz bir amaca hizmet etmiştir. Hikaye, 1992 yılında Preston Nichols ve Peter Moon tarafından yazılan “The Montauk Project: Experiments in Time” kitabıyla geniş kitlelere yayıldı. İddialara göre ABD hükümeti, burada insan bilincini manipüle etmek ve evrenin dokusunu değiştirmek için milyonlarca dolarlık gizli ödenekler kullanıyordu. Akla geleb bu bir yazarın hayal ürünü olamazdı çünkü ortada korkunç deneyler yapıldığı yönde iddialar vardı. Abd devleti bu olayda ismi geçtiği bu deneyler için imkan sağladığı iddialar ortada iken. Bu olay bir şehir efsanesinden öteye geçiyordu.

Zihin Kontrolü ve Kayıp Çocuklar

Montauk Projesi’nin en karanlık yanını “Montauk Sandalyesi” olarak bilinen bir cihaz etrafında dönen iddialar oluşturur. İddiaya göre, psişik yetenekleri olan denekler bu sandalyeye oturtuluyor. Ve düşünce güçleri devasa bilgisayarlar ve vericiler aracılığıyla somut gerçekliğe dönüştürülüyordu. Bu deneylerin en ürkütücü parçası ise sokaklardan toplanan ve “Montauk Çocukları” olarak adlandırılan. Kayıp gençlerin bu süreçte denek olarak kullanıldığına dair anlatılardır. Bu tema, Stranger Things dizisindeki Eleven karakterinin köken hikayesiyle olan benzerliğiyle dikkat çeker. Deneklerin zihinlerine girilerek anıların silindiği, yeni kişiliklerin yüklendiği ve hatta uzağı görme yeteneklerinin geliştirildiği öne sürülür. Bu temel prensip olarak bir insanın zihnini hafızasını geçmişini silerek ona ait olmayan.  Yeni bir geçmiş veya geçmiş yok sıfırdan bir hafıza hayalleri olmayan düşünceleri bilgisayar tarafından empoze edilen yeni zihinler yeni beyinler oluşturmaktı. Bu proje gerçekten doğru ise çok tehlikeli boyutlara varabilecek bir olaydır.

Zamanın Dokusuyla Oynamak

Montauk efsanesini diğer şehir efsanelerinden ayıran asıl unsur zaman yolculuğu iddialarıdır. Anlatılara göre 1983 yılında yapılan bir deney sırasında. Camp Hero’da bir “zaman tüneli” açılmış ve bu tünel, 1943 yılındaki meşhur Philadelphia Deneyi ile birbirine bağlanmıştır. Komplo teorisyenleri bu iki projenin aslında aynı zincirin halkaları olduğunu ve uzay ve zaman sürekliliğinde bir delik açıldığını iddia ederler. Bu iddiaya göre, denekler geçmişe veya geleceğe gönderilmiş, hatta dünya dışı varlıklarla temas kurulmuştur. Üsteki devasa radarın, aslında çevredeki insanların duygularını etkilemek ve toplumsal bir zihin kontrolü deneyi yürütmek için kullanıldığı da söylentiler arasındadır. Son zamanlarda ABD ufo dosyası açıklayacam diyordu. Bu gerçekmiydi dünya dışı varlıklar ile iletişimemi geçildi. Gerçekten ufo lar varmıydı veya bazı Bazen internette sızan tuaf insan benzeri varlıklar yayınlanıyor ufo diye. Belkide yapılan deneyler insanları bu halle dönüştürdüğü ufo diye insanlığı aldatmaya çalışıyor olmalarıda bir diğer komplo teoridir bu sirperdesi aralanması için önemli bir tetay.

Efsane mi Yoksa Saklanan Bir Gerçek mi

Bugün Camp Hero bir eyalet parkı olarak halka açık olsa da, bazı binaların mühürlü olması. Ve yer altı tünellerine dair bitmek bilmeyen fısıltılar. Montauk Projesi’ni canlı tutmaya yetiyor. Bilimsel bir kanıtın yokluğuna ve iddiaların çoğunun fizik kurallarına aykırı olmasına rağmen. Montauk Projesi bir şehir efsanesi olarak sosyolojik bir öneme sahiptir. İnsanlığın teknolojiye duyduğu gizli korkuyu, hükümetlerin şeffaflığına olan güvensizliği. Ve bilinmeyene duyulan o hastalıklı merakı temsil eder. Stranger Things gibi yapımlar bu hikayeleri kurgusal bir evrene taşısa da. Montauk’un paslı antenleri hala bir yerlerde, gerçekliğin göründüğünden çok daha kırılgan olabileceğini fısıldamaya devam ediyor.

Efsanemi yoksa bir hayel ürünümü yorumlara düşüncelerini yaz. 

 

1 Yorum

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL

Merhaba Atilla Gürbüz