Anadolu’nun kalbinde bir dev gibi yükselen Erciyes Dağı, sadece Kayseri’nin değil. Tüm coğrafyanın karakterini belirleyen efsanevi bir zirvedir. Zirvesindeki karların binlerce yıldır eksik olmadığı bu sönmüş volkan. Dışarıdan bakıldığında soğuk, mesafeli ve haşmetli bir kış masalı gibi görünür. Ancak Erciyes’i gerçek anlamda tanıyanlar için dağın ruhu bu buz gibi beyazlığın altında yatan gizli bir sıcaklıkla örülüdür. Bu durum, dağcıların ve doğaseverlerin literatüründe Sıcak Gölgeler olarak adlandırılan o eşsiz duygu durumuna kapı aralar. Bunu yaşayan bir çok dağcının ifadeleri bazen kelimeler ile tam anlatıl’lamayan orada bir sır perdesi var.
Sıcak Gölge Ve Esinti Bazen Güven Bazen Endişe

Erciyes’in gölgeleri, diğer dağlarınkine benzemez. Volkanik geçmişinden gelen o kadim enerji toprağın renginden taşın dokusuna kadar her yere sinmiştir. Güneş karların üzerinde alçalırken vadilere düşen uzun gölgeler. Dondurucu bir karanlık getirmek yerine sanki toprağın altındaki sönmemiş közlerin yankısını taşır. Kayakçıların rüzgarla yarıştığı pistlerde veya yüksek irtifa tırmanışlarında mola veren bir dağcının hissettiği o garip tezat. Sıcak Gölgeler kavramının özüdür. Bir yanınız dondurucu ayazla hırpalanırken, diğer yanınızda sizi sarmalayan o güvenli, sükunetli ve adeta ev hissi veren atmosfer, Erciyes’in insana sunduğu en büyük hediyedir. Bu his güven ve bir tarafta ayaz var iken diğer yanda sıcak bir esindi sanki bir gölge insanın üzerine düşmüş hissi var. Bunun yanında güven endişe yok zirveye yakın etrafında insan yok iken nedir insana huzur veren.
Bu sıcaklık sadece fiziksel bir ısı alışverişi değil aynı zamanda. Bu bir şehir efsanesi‘mi yoksa gerçekten sönmüş bir volkanın ben daha yaşıyorum mesajımı veriyor. Kayseri’nin kültürel dokusuyla bütünleşmiş bir histir. Şehrin ışıkları. Erciyes’in eteklerinde parlamaya başladığında dağın heybetli gölgesi şehrin üzerine düşer. Bu gölge bir tehdit değil, kışın en sert günlerinde bile insanı koruyan bir şemsiye gibidir. Erciyes, gölgesinde büyüyenlere dayanıklılığı ve sükuneti öğretirken, soğuğun ortasında sıcak kalabilmenin sırrını fısıldar. Sonuç olarak, Erciyes’in Sıcak Gölgeleri, doğanın en sert yüzünün bile içinde barındırdığı şefkati temsil eder; bu, kışın tam kalbinde baharı beklemek değil, kışın bizzat kendisinin içindeki o saklı ateşi keşfetmektir.
Halk Arasında Erjiyes Dağı Efsaneleri

Bu sıcak gölge bilimsel olarak sönmüş bir yanardağ olduğu söylensede halk arasında halla erjiyes dağının derinliklerin lav olduğu yönündedir. Kar yağışının en şidetli olduğu dönemlerde bile dağın zirvesinde bazı yerlerde kar tutmaması bu tezi halk arasında öne çıkartıyor.
Bir diğer efsane ise kerem ile aslı aşkına atıfta bulunuyor. Aşkı için yollara düşen kerem dağda bir fırtınaya yakalanır. Keremin kalbinde yanan aşk ateşi sığındığı kayaların ve çevrenin ısındığıda bir başka halk arasında yorumdan bir konu.
Erjiyes Manyetik Alan
Bir diğeri ise modern dönem efsanesi gibi dağın zirvesine yakın bölgelerde bazen pusulanın çalışmadığı saatlerin durduğu söylenmekte. Bu akıllara acaba bir manyetik alanmı var diye şüphe uyandırıyor.