Osmanlı’da Vampir Olayı Büyükada’nın Karanlık Sırrı

Yazar Yorum Yap 106 views

Osmanlı’da Vampir Olayı

Dünyanın bir çok medeniyetinde vampir olayı analatılır hatta bir çok bu konuda sinema filimlerine konu olmuştur. İşte o anlatılardan birisi ise Osmalı’da Vampir Olayı diye türk tarihinden yaşanmış olduğu iddiası vardır. Büyükada denizin ortasında bir ada ve karaya bağlantısı deniz yolu ile olan bir adadır. Burada osmanlı döneminde rumlar ve hırıstiyan inancına mensup insanlar yoğun şekilde yaşarlardı. Peki büyükada neden böyle bir vampir olayı ile anıldı ve bu tarihe osmalı’da vampir olayı olarak geçti. Yazımızın devamı bu konuya açıklık getirecektir detayları kaçırmamak için soluksuksuz okuyacağınız tarihin gölgesinde aydınlatılamamış ölümlerin izini süreceğiz. Peki neydi halkı korku ve paniğe sürükleyen sebepler nelerdi yaşanan genç ölümlerin arkasındaki sirperdesi neydi. Osmalıda Vampir Olayı Nasıl aydınlatıldı tarihten günümüze ulaşan anlatılar bize neyi anlatıyor.

Büyükada’nın Karanlık Sırrı

Adaların o huzurlu ve büyüleyici atmosferi altında aslında neler gizli kaldığını hiç düşündünüz mü? İstanbul’un yanı başında yükselen Büyükada tarih boyunca sadece köşkleri ve deniziyle değil aynı zamanda derin dehlizlerinde sakladığı korkutucu efsaneleriyle de bilinir. Bugün sirperdesi.com okurları için tozlu arşivlerin ve yerel halkın fısıltılarının izini sürerek Osmanlıda Vampir Olayı başlığıyla anılan o meşum hadiseyi aralıyoruz. Mezarlıklar genç yaşta yaşanan açıklanamayan ölüm vakaları hepsi bölge halkını bir çok başlıkta endişeye neden olmuştur. Kimine göre cadılar vardı kimileri hortlak desede ağır basan ise vampir söylentisi olmuştur.

Bir Adada Yükselen Feryatlar

Tarih sayfaları 1805 yılını işaret ettiğinde dönemin padişahı III. Selim dönemi İstanbul’unda hayat alışıla gelmiş akışında ilerliyordu. Ancak Büyükada sakinleri için durum çok farklıydı. Süre gelen güvenli neşeli bir yaşam süren ada halkı ölümler ile sarsılmıştı korku endişe söylentiler almış başını gitmişti. Adada peş peşe yaşanan genç ölümleri halkı derin bir dehşete sürükledi. Mezarlıklardan gece vakti yükselen garip sesler ve sabahları açılmış halde bulunan boş tabutlar adadaki paniği zirveye taşıdı. O dönemde halk arasında cadı olduğu düşünülen varlıkların mezarlarından çıkıp köylüleri rahatsız ettiği inancı hızla yayıldı. Bu bir varsayımdı ama mezarlıklar dan gelen sesler ürkütücü bir hal almıştı.

Vrkolakas Efsanesi ve Osmanlı

Adanın Rum ahalisi arasında bu yaratıklara hortlak veya Vrkolakas deniliyordu. Batı literatüründeki modern vampir imgesinden ziyade bu varlıklar yerli halkın inancına göre dünyevi bağı kopmamış huzursuz ruhlardı. Peki bu huzursuz ruhları kim neden rahatsız etmişlerdi. Ada halkı bu konuyu tartışırken bazen birileri hakkında yorumlar yapsalarda bir sonuca ulaşamıyorlardı. İnsanlar gece dışarı çıkmaya korkar olmuş pencerelerini sıkı sıkıya kapatmıştı. Osmanlı yönetimi ise bu tür Osmanlıda Vampir Olayı benzeri toplumsal infial yaratan durumlara karşı oldukça pragmatik bir yaklaşım sergiliyordu.

Mezarlıklarda Aranan Cevaplar

İş o kadar ileri gitiki osmanlı sarayına dek bu konu taşındı halkı teskin etmek için padişah III. Selim. Şeyhülislamlık makamına gelen şikayetler üzerine bölgeye gönderilen görevliler mezarlıkları incelemeye aldı. İnsanların cadı avına çıktığı bu kaotik ortamda adada huzuru sağlamak için geleneksel ritüellere başvuruldu. İnanışa göre toprak kabul etmeyen cesetlerin huzursuz olduğu ve ancak ritüel yöntemlerle hortlak etkisinden arındırılabileceği düşünülüyordu. Mezarlar tek tek açıldı cesetlerin durumu kontrol edildi ve halkın korkusunu yatıştırmak için dini vecibeler yerine getirildi. Bazı anlatılar’da yıllar önce ölmüş insanları mezarları açıldığında cesetlerin daha çürümediği görüldüğü yönündedir.

Gerçek mi Efsane mi?

O dönemin sırları günümüze bir şehir efsanesi olarak ulaşılmış olsada orada yaşananlar sırdan bir olay olamazdı. Günümüzde bu olay hala bir şehir efsanesi olarak anlatılmaya devam ediyor. Atina’daki bir müzede sergilenen ve sözde bu döneme ait olduğu iddia edilen bir Osmanlıda Vampir Olayı öldürme kiti bu hikâyeyi besleyen en önemli unsurlardan biri. Ancak tarihçiler bunun bir kurgu olduğunu ve halkın korkusunun cadı veya hortlak inancıyla birleşerek nasıl bir efsaneye dönüştüğünü vurguluyor. Büyükada’nın çam kokulu yollarında yürürken sadece tarih değil belki de bir zamanlar insanların yaşadığı o derin korkunun yankıları da sizi takip ediyor olabilir.

Osmalıda Dönemi Vanpir Olayı Tırnova Bulgaristan Okumak İçin Tıklayın

 

Etiketler
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL

Merhaba Atilla Gürbüz