Osmanlı Döneminde Vampir Vakası
Olay aslında mezarlıklarda oluşan anlamsız izlerin görülmesi ile halk arasında konuşulmaya başlanınca. Osmanlı İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü geniş topraklarda halk arasında anlatılan pek çok olağanüstü olay günümüze kadar ulaşmayı başardı. Ancak bunlar arasında öyle bir hikaye var ki hem dönemin yerel kaynaklarına yansıması hem de halkın zihninde yarattığı derin korku ile diğerlerinden ayrılıyor. 1833 yılında bugünkü Bulgaristan sınırları içerisinde kalan. Tırnova şehrinde yaşandığı iddia edilen Tırnova Vampir Olayı Osmanlı döneminde kayıt altına alınan en ilginç ve tekinsiz anlatılardan biridir.

Bir Şehir Efsanesinin Doğuşu
On dokuzuncu yüzyılın başlarında Tırnova sakinleri arasında huzursuzluk yaratan bir dizi tuhaf olay baş gösterdi. Halk arasında korku panik ve bazı kişilerin anlatımları ile zirveye çıkmıştır. Şehrin yerli halkı geceleri mezarlıklardan gelen seslerin duyulduğunu ve bazı kabirlerin üzerinde alışılmadık izler fark edildiğini konuşmaya başladı. Bu izler neydi ne görüldü veya duyul duki bir döneme damga vuran bir tırnova şehir efsanesine dönüştü. O dönemde vampir kavramı bugünkü popüler kültürdeki anlamından ziyade daha çok cadı ya da hortlak inancıyla harmanlanmış bir korku figürü olarak karşımıza çıkıyordu. İnsanlar ölen bazı kişilerin mezarlarından çıkarak hayattakilere zarar verdiğine ve yaşam enerjilerini tükettiğine dair derin bir inanca sahipti. Tarihin eski olması ve geçmişten günümüze ulaşan bazı kaynaklar bu olayın hatta araştırıldığı anlatımlarda yer alıyor.
Halkın Korkusu ve Resmi Müdahale
İddialara göre olaylar iyice kontrolden çıkıp halk arasında panik dalgası yayıldığında yerel yöneticiler ve din adamları duruma müdahale etmek zorunda kaldı. Dönemin anlatılarına göre mezarların açılmasına karar verildi ve görevlendirilen heyetler şüpheli görülen bedenlerin durumunu inceledi. Bazı cesetlerin çürümediği saç ve tırnaklarının uzadığı hatta damarlarında taze kan olduğu iddia edildi. B u bulgular sonrası panik daha da artarak devam etti vampir ölülerin dirildiği geceleri çıkan seslerin ve belirlenen izlerin sebebi diye yaygara kopartıldı. Bu durum halk arasındaki vampir korkusunu körükledi ve bedeni bozulmamış görünen kişilere karşı dönemin inançları doğrultusunda önlemler alındı.

Kültürel Bellekteki Yeri
Osmanlı dönemi kayıtlarında bu tür doğaüstü iddialar genellikle halkın batıl inançları olarak nitelendirilse de. Olayların resmi mercilerce incelenmiş olması konuyu bir şehir efsanesi olmanın ötesine taşıyarak tarihsel bir olay haline getiriyor. Tırnova halkı arasında kuşaktan kuşağa aktarılan bu hikaye aslında dönemin sosyolojik yapısını. Ve insanların bilinmeyene karşı geliştirdiği savunma mekanizmalarını anlamak açısından oldukça değerlidir. Günümüzde sirperdesi.com takipçileri için bu olay sadece korkutucu bir masal değil aynı zamanda geçmişin tozlu sayfalarında gizlenmiş kültürel bir mirasın temsilcisidir. Öyle bir olay’ki bu o dönemin yetkilileri mezarları açmaya karar veriyorlar. Açılan mezarlar son 6 ay içinde ölen insanların mezarları bulgular ise daha’da ilginç bir hal almasıdır.
Tarihte İstanbul Boğazına Yapılan İlk Boğaz Köprüsü Kim Yaptı Okumuak İçin Tıklayın.
Tırnova’da yaşandığı Vampir Vakası olarak öne sürülen bu olayların temelinde yatan gerçeklik payı bugün hala tartışma konusudur. Ancak tarihsel belgelerin ışığında bu tür anlatıların toplumların kolektif hafızasında nasıl yer edindiğini görmek oldukça şaşırtıcıdır. Tırnova Vampir Olayı geçmişin derinliklerinden gelen ve insanlığın korkularla olan imtihanını en net gösteren örneklerden biri olarak kalmaya devam edecektir. Günümüzden tam 193 yıl önce yaşanmış olan bu şehir efsanesi gizemi ile günümüze dek ulaşması olayı dahada ilginç bir boyuta taşıyor olmasıdır.
Peri kızları ve boğa ile ilgli olan artvin yöresi şehir efsanesini okumak için tıklayın
Osmanlı’da vampir olayı tarih sayfalarında yer alırken Osmanlı yönetimi altındayken Bulgaristan’ın Tırnova şehrinde de böyle bir vampir Vakası yaşanmıştır Bu da Osmanlı arşivlerini Osmanlı vampir Vakası olarak Yer almıştır.