Osmanlı Siyasetinde Bıçak Sırtı Bir Dönem
Babı-Ali Baskını 23 ocak 1913 yılında gerçekleşmiş ve Talat Bey ve Enver Beyin öncülük ettiği İttihat Terakki Üyeleri tarafından yapılmış. Bu baskının adı tarihe Babı-Ali Baskını ismi ile yer edinmiştir. Osmanlı döneminde yapılan ve sonuç alınan askeri darbe diyebiliriz bu baskına. V. Mahmut Kamil Paşanın İstifasını aynı gün İttihat Terakki baskısı ile aynı gün kabul etmek zorunda bırakılmıştır.

Bab-ı Ali Baskını tarihimizin en kritik kırılma noktalarından biridir bu süreç devletin merkezinde yaşanan büyük bir güç değişimi olarak hafızalara kazınmıştır. Baskın Bab-ı Ali baskını gerçekleştiği gün hem bir dönemin sonunu hem de yeni bir dönemin başlangıcını müjdeleyen karanlık bir dehliz gibidir. Baskının amacı edirne’nin bulgaristan’a bırakılacağı için planlanmış ve sonuçlanmıştır. İmparatorluğun kaderini elinde tutan bürokratların odalarında saklanan kadim mühürlerin akıbeti hala büyük bir tartışma konusudur herkesin bildiği ama kimsenin tam olarak açıklayamadığı bu olay siyasi tarihimizin en gizemli sayfalarını oluşturmaktadır.
İktidarın El Değiştirdiği O Gün
Bab-ı Ali baskını sırasında yaşanan kargaşa ortamı devlet mekanizmasının işleyişini bütünüyle felç etmiştir kılıçların çekildiği. Ve namluların birbirine çevrildiği o koridorlarda sadece hükümet değil imparatorluğun geleceğine yön veren mühürler de el değiştirmiştir. Bir baskın yaşanmış imaparator’luk neredeyse ikiye bölünmüşken aslında bir mekanizma o mühürleri almış. Ama mühürler hangi tarafın elinde olduğu. Olayın üzerinden yüz yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen mühürlerin sırrı çözülmemiştir. Aslında o mühürlerin kaybı sadece idari bir mesele değil aynı zamanda otoritenin sarsılması anlamına geliyordu. Bab-ı Ali baskını öncesinde düzenli olan tüm bürokratik işler bu ani hamle ile yerle bir oldu ve tarihçiler hala o karmaşa içinde mühürlerin gerçek sahiplerine mi yoksa yeni iktidar sahiplerine mi geçtiğini araştırmaya devam ediyor.
Mühürlerin Ardındaki Gizem ve Sonrası

Mühürler olmadan darbenin bir tarafı yarım kalmış ne kadar darbe yapılmış olsa bile kaybolan bu mühürler. İttihat Terakki üyeleri üzerinde bir baskı unsuru olmuş ve rahat davranmalarının önündeki en büyük engel olmuştur. Bab-ı Ali baskını ile şekillenen bu yeni düzende kimlerin mühür sahibi olduğu. Hangilerinin sonsuza dek kaybolduğu hala tam olarak aydınlatılamamıştır. O dönemde yaşanan panik havası belgelerin ve mühürlerin büyük bir kısmının izini kaybettirmiştir.
Bab-ı Ali baskını sonrası kurulan otorite yapısı her ne kadar sağlam görünse de geçmişin ağırlığını taşıyan bu mühürlerin eksikliği devlet yönetiminde derin bir boşluk yaratmıştır. BBu oluşan boşluk sebebi ile rahat hareket edemeyen darbeci paşalar bu mühürler ele geçirmek isteselerde ulaşamamaışlardır. Bugüne baktığımızda elimizde kalan kısıtlı belgeler bize o günün hem siyasi hem de sembolik anlamda. Nasıl bir yıkım olduğunu göstermektedir tarih bu olayı sadece bir darbe olarak değil.Aynı zamanda devleti yöneten gücün silinip gidişi olarak kaydetmiştir.
Bab-ı Ali’de Casusluk Ağları ve İstihbarat Savaşları
Bab-ı Ali baskını öncesinde Osmanlı merkezi yabancı elçiliklerin casusluk faaliyetleri ile içten içe kaynıyordu. Adeta dünyanın o dönemdeki istikbarat örgütleri , Baskını yapan terakki üyeleri ve teraki’ye karşı olan cepe hepsi bu mührün peşine düşmüşler ama netice kimse alamamıştır. Büyük devletler imparatorluğun bürokratik kalbine sızmak için kıyasıya bir mücadele içindeydi. Bab-ı Ali’nin içinde yaşanan çekişmeler bu casusların işini kolaylaştırırken kritik mühürlerin korunması imkansız bir hal almıştı.

Şayet bu mühürler yabancı istihbarat servislerinin eline geçseydi devletin resmi yazışmaları tamamen manipüle edilebilir ve imparatorluk geri dönülemez bir kaosa sürüklenirdi. Sadece birer damga değil devletin egemenlik sembolü olan bu mühürlerin çalınması veya kopyalanması. Bab-ı Ali baskını ile birlikte gizli servislerin en büyük hedefi haline gelmişti istihbarat savaşları o günlerde mühürlerin üzerindeki sırlar üzerinden yürütülüyordu.
Güç Ve Meşruyetin Anahtarı Kayıp Mühürler
Bu mühürler o kadar önemli idiki güç tamamen bu mühürlerde saklı kalmıştı. Bulunması durumunda osmanlı yön değiştire bilir veya önemli antlaşmalar yapıla bilirdi. Ama mühürler kayboldu sırra kadem bastı mutlaka bu kadar önemli bir şeyin koruyucuları vardır böyle bir şey yaşanması durumunda bu mühürler yer değiştirilmiş olasılığı yüksek bir ihtimaldir.