Roma Garından Hareket Eden Zanetti Trenin Gizemi

Yazar Yorum Yap 218 views

Modern tarihin en esrarengiz şehir efsanelerinden biri olan Zanetti treni vakası, mantığın sınırlarını zorlayan ve zamanın lineer akışına meydan okuyan bir anlatı olarak hafızalara kazınmıştır. Hikaye, 1911 yılının güneşli bir Temmuz gününde, İtalya’nın Roma istasyonundan hareket eden lüks bir gezi treniyle başlar. Zanetti şirketine ait olan bu tren, üç vagonu ve içindeki yaklaşık yüz yolcusuyla birlikte, dönemin demiryolu teknolojisinin bir gövde gösterisi niteliğindedir. Yolcuların çoğu, yeni açılan ve mühendislik harikası olarak görülen bir tünelden geçmenin heyecanıyla seyahat etmektedir. Ancak bu neşeli gezi, trenin Lombardiya bölgesindeki o meşhur dağ tüneline girmesiyle birlikte yerini derin bir karanlığa ve asla çözülmeyecek bir gizeme bırakır. Belirsiz bir tren roma garından hareket ederken hiç bir yolcu tünelin sonunda ne olacağını bilmiyordu. Şehir efsanesi’mi yoksa bir bilinmezlikmi hala cevapsız kalan bir soru.

Tünelin Yuttuğu Hayatlar ve Tanık İfadeleri

Görgü tanıklarının ve olaydan sağ kurtulduğu iddia edilen iki yolcunun ifadelerine göre, tren tünele yaklaşırken çevre aniden süte benzer yoğun bir sisle kaplanmış ve kulakları sağır eden bir uğultu duyulmaya başlanmıştır. Korkuya kapılan bu iki yolcu, tren henüz tünele tam olarak girmeden kendilerini dışarı atmayı başarmış, ancak arkalarına baktıklarında trenin vagonlarıyla birlikte bu yoğun sisin içinde eriyerek yok olduğuna şahitlik etmişlerdir. Yetkililer tünelde günlerce arama yapmış, ancak ne bir ray kalıntısına, ne bir kömür izine ne de tek bir yolcu eşyasına rastlamışlardır. Tren sanki hiç var olmamış gibi yeryüzünden silinmiştir. İfadeler korkunç trajedi dolu bir hikaye en ufak bir iz bırakmadan yok olan bir tren ve içinde bulunan yolcular.

Okyanus Ötesi Meksika Bağlantısı

Gerçekten zannetti ortaya çıktımı

Hikayenin asıl sarsıcı ve dünya çapında ün kazanmasına neden olan boyutu ise bu kayboluşun binlerce kilometre ötesinde ve yıllar öncesinde ortaya çıkan tuhaf bir kayıtla başlar. İddiaya göre, Meksika’da bir hastanenin arşivlerinde, 1840’lı yıllara ait ilginç bir doktor raporu bulunmaktadır. Bu raporda, üzerlerinde o döneme ait olmayan tuhaf kumaşlardan yapılmış kıyafetler bulunan ve İtalya’nın Roma şehrinden bir trenle geldiklerini iddia eden 104 yabancının hastaneye getirildiği yazılıdır. Hatta yolculardan birinin yanında taşıdığı sigara paketinin üzerindeki üretim tarihinin 1907 olduğu söylenir. Eğer bu anlatılar doğruysa, Zanetti treni sadece bir tünelde kaybolmamış, aynı zamanda zaman ve mekânın dokusunda bir yırtılma yaratarak geçmişe savrulmuştur. Sanki burada bir boyut değişikilği yaşanmış geçmişe ışınlanma hiç bir iz bırakmadan roma dan ayrılan tren iki tanık ve yıllar sonra ortaya çıkan inannılması güç olay.

Gerçek ile Kurgu Arasındaki İnce Çizgi

Ancak bu etkileyici hikayeye soğukkanlı bir araştırmacı gözüyle bakıldığında, anlatının sağlam temellerden ziyade edebi bir kurguya dayandığı fark edilir. 1911 yılına ait İtalyan gazetelerinde veya demiryolu kayıtlarında böyle bir kayıp vakasına dair tek bir satır dahi bulunmamaktadır. Bilim insanları ve tarihçiler, bu efsanenin kökenini Ukraynalı yazar Nikolai Cherkashin’in bir öyküsüne dayandırır. Muhtemelen hayal gücü geniş bir yazarın kaleminden çıkan bu “hayalet tren” teması, yıllar içinde dilden dile aktarılarak ve üzerine yeni detaylar eklenerek gerçek bir olay kisvesine bürünmüştür. Zanetti treni bugün her ne kadar bir şehir efsanesi olarak kabul edilse de, insan zihninin bilinmeyene karşı duyduğu açlığı ve “ya mümkünse?” sorusunun yarattığı o tekinsiz heyecanı diri tutmaya devam etmektedir.

Sanki şehir efsanesi çok eski yıllarda yazılmış bir kitaptan çıkmış gibi dursada. Tarihin farklı dönemlerinde açıklanamayan olaylar çok fazla var. Örnek vermek gerekirse şöyle fazla uzağa gitmeye gerek yok yıllardır araştırılan mısır piramitlerinin bile günümüz teknolojisi ile tam anlamı ile sırı çözülememişken. Bu olayın kitaptan esinlenilmiş dilden dile günümüze ulaşmış demekte pek mantıklı gelmiyor.

Yorumlara siz okuyucularımızın düşüncelerini paylaşmasını bekliyoruz.

Etiketler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL

Merhaba Atilla Gürbüz