
Kimine göre yanılma kimine göre ise gerçek bir efsanedir ben gördüm şahit olduk gibi çok konuşulmuştur. Metrobüs hatları ve Kadıköy vapurları sadece birer ulaşım aracı değildir. Bu metal ve ahşap yapılar zamanın büküldüğü gizli duraklardır. İstanbul halkı yıllardır aynı yüzleri görür. Hiç yaşlanmayan bu şehir efsanesi kahramanları şehrin akışına karışıktır.

Söğütlüçeşme Beyefendisi ve Vapur Yolcusu
İstanbul kimliği meçhul gizemli bir şehir efsanesi akbil basmayan yaşlı adam. Metrobüs kalabalığında sıkça rastlanan gizemli yolcu kimliğini saklar. 1990 model soluk bir pardösü giyer. Hiç kimseyle konuşmaz. Akbil basmaz. Söğütlüçeşme durağında biner. Zincirlikuyu durağında kaybolur. Kimse onun nasıl indiğini görmez. Kameralar o anlarda hata verir. Bunu kimse açıklayamaz hep aynı seneryo tekrar eder durur bunu ancak hep aynı saatte aynı hattı kullanan bazı kişiler denk gelir ama kimse bir şey yapamaz tekrar döngü sanki. Biz sirperdesi.com olarak bunu huzursuz ruh deriz herkes göremez bu ruhun huzura kavuşması gereken bir şeydir. Buradan yolla çıkarsak neden sürekli aynı hatta görünür orada birini bekliyor gelmesini.
Kadıköy vapuru ise başka bir ruh taşır. Şehir hatları vapurunun üst katında pencere kenarında oturan yaşlı kadın efsanesi dillerdedir. Elinde hep eski bir çanta vardır. Vapur iki yaka arasında mekik dokurken o hiç inmez. Saatlerce Boğaz suyunu izler. Vapur personeli onun biletini sormaz. Çünkü o sanki tahtalara işlemiştir. Aslında tam bir efsane ama kim gördü derseniz vapur personeli eski yıllarda bilet kontrolü yapılırdı. O dönemlerde görüldüğü anlatılır.

Zamanın Ötesindeki Seyahat
Bu hayalet karakterler İstanbulluların hafızasına kazınmıştır. Kalabalık saatlerde bile etraflarında boşluk kalır. Yoğun insan dalgası onları teğet geçer. Modern şehir hayatının hızına direnen bu simgeler aslında geçmişin hayaletleridir. Burada anlatılan şudur kalabalık bir sokak insanlar tıka basa doldurmuş ve hareket halinde bir cadde. Hani derler ya ine atsan yere düşmez lafının tam anlam kazandığı bir karmaşık sokak. Herkesin fark etmediği bazı kişilerin dikkatini çeken şudur. Cadde kalabalık ama belli bir bölüme insanlar geldiğinde bir boşluk oluşuyor. Ama yolda kimse bunu fark etmiyor o bölüm binanda insansızlaşıyor.
Her gün milyonlarca insan bu araçları kullanır. Kulaklıklar takılır ekranlara bakılır. Fakat dikkatli gözler bu anlatılmayan hikayeler gerçeğini fark eder. İstanbul denizi ve asfaltı ile birlikte bu gizemli ruhları da taşır. Yolculuk hiç bitmez. Efsaneler sessizce vagonda ilerler. İstanbul dediğin bir çok uygarlığın ya merkezi olmuştur yada geçiş güzerganında yer almıştır. Bu tür panoromik olayların yaşanması normal karşılana bilir.