Mekke’de Türkiye Suudi Arabistan Pakistan ve Mısır Ekseni - Tarihin Derinliklerine Yolculuk

Mekke’de Türkiye Suudi Arabistan Pakistan ve Mısır Ekseni

Yazar Yorum Yap
Mekke’de Türkiye Suudi Arabistan Pakistan ve Mısır Ekseni

Dünya siyasetinin karmaşık olduğu, tarihin akışının kırıldığı anlar vardır. Bugün imzalanan üçlü savunma paktı ve bu denkleme eklenen bölgesel aktörler sadece bugünün. Haber bültenlerini meşgul eden sıradan bir diplomatik temas değildir. Yüzyılların getirdiği jeopolitik reflekslerin inanç coğrafyasının ve güç dengelerinin yeniden harmanlandığı tarihi bir eşiktir. Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve bu halkaya dahil olan Mısır hattı, Asya’dan Orta Doğu’ya uzanan devasa bir jeopolitik akışın merkezini oluşturmaktadır. Aslında geç kalınmış ama zamanlaması manidar bir anlaşma aslında islam ülkeleri prangalarından kurtulmanın yollarını arıyor.

Tarihsel Kökler ve Coğrafyanın Kaderi

Tarih boyunca bu coğrafya büyük imparatorlukların ve küresel stratejilerin kesişim kümesi olmuştur. Bugün atılan imzalar geçmişte hilalin ve İslam coğrafyasının kaderini belirleyen. İttifak arayışlarının modern bir tezahürü olarak okunmalıdır. Türkiye’nin stratejik aklı Pakistan’ın nükleer ve askeri potansiyeli. Suudi Arabistan’ın ekonomik ağırlığı ve Mısır’ın Nil vadisindeki kadim gücü bir araya geldiğinde ortaya çıkan tablo. Emperyal planları bozan kadim bir denklemin ötesinde bir yapıya dönüşüyor. Aslında dünya bu anlaşmayı dikkatle takip ediyor ama şimdilik bir çatlak ses çıkmasada. Bu itifak için olumlu düşünmeleri zaten beklenen bir şey değil.

İttifak kavramı sadece kağıt üzerinde kalan askeri bir yardımlaşma maddesinden ibaret değildir. Derin tarihin sayfaları incelendiğinde bu tür büyük paktların asıl amacının dışarıdan gelen. Küresel müdahalelere karşı içeride bir kalkan oluşturmak olduğu görülür. Mekke‘de ve bölgesel başkentlerde örülen bu hat. Doğu ile Batı arasındaki büyük güç mücadelesinde yeni bir kutup başının doğuşuna işaret etmektedir. Burada en önemli faktör türkiye islam ülkelerine yüzünü dönmüş ve bizimle olursanız hepimiz güçlü ve bağımsız olabiliriz mesajı veriyor. Bu mesaj bir tek islam ülkelerine verilmiyor aynı zamanda emperyalist güçlerede büyük bir mesaj olarak okumalıyız.

Küresel Denge Kırılgınlığı ve Bölgesel Refleksler

Dünya sisteminin çatırdadığı, uluslararası kurumların işlevsizleştiği bir dönemde. Birleşmiş milletler tamamen bitmiş bir yapı adaleti tesis etmekten uzak. Yaptırım gücü olmayan kınamalar ve talepleri havada kalan bir kuruma dönüşmüştür. Ülkelerin kendi güvenlik mimarilerini inşa etmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Türkiye sudiarabistan ekseninde şekillenen bu güvenlik şemsiyesi, Pakistan’ın Asya’daki caydırıcı gücüyle ve Mısır’ın stratejik konumuyla desteklendiğinde sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de ses getirecek bir kapasiteye ulaşmaktadır.

Geçmişin tozlu raflarında kalan, imparatorlukların çöküş dönemlerinde yaşanan yalnızlaştırma. Politikaları, bugün bu ülkelerin liderleri tarafından tersine çevrilmektedir. Üçlü ve dörtlü bu tür mekanizmalar sömürgeci akıl sahiplerinin yıllardır uyguladığı böl yönet politikasının en büyük antitezidir. Güç merkezleri değişiyor artık vekalet savaşları bitti doğrudan savaşlar var yakın tarihte hala devam eden Abd, İsrail, İran savaşı.

Geleceğe Düşülen Tarihi Not

Bu pakt sadece anlık bir krizin çözümü veya geçici bir ortaklık değildir. Yüzyıllar sonra bu coğrafyanın çocukları dönüp baktığında bugün atılan imzaları. Yeni bir jeopolitik dönüm noktası olarak okuyacaktır. Derin tarihin süzgecinden geçen her büyük hamle gibi bu ittifak da zamanla test edilecek. Sabır gerektirecek ve bölge ezberleri tamamen bozacaktır. Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır hattının kaderi, sadece bu devletlerin değil tüm. İslam medeniyetinin gelecekteki güvenliğinin anahtarını elinde tutmaktadır. Tarih bu notu kendi sayfalarına çoktan kaydetmiştir.

Emperyalist Akıl

Şöyle yakın dönem savaşlarına bakalım abd yıllardır arap ülkelerine patriot savunma sistemleri sattı. Peki bu silahlar nasıl kullanıldı? Yine abd çıkarlarına kullanıldı dersek fazla dememiş oluruz. Çünkü abd israli, iran savaşı patlak verdiğinde iran abd üstlerine saldırıla gerçekleştirdi ve parası ile kendilerini korumaları için alınan savunma sistemleri abd üstelerini korumak için kullanıldı. İşte buna emperyalist akıl denir yıllarca sizi koryacağız diyen abd şuan kendi üstlerini korumaktan bile aciz durumda.

 

 

Etiketler
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL

Merhaba Atilla Gürbüz