Roma bir imparatorluk olsada geçmişi sırlar ve açıklanmayan bir çok olayın tarih sayfalarında silindiği bilinen bir gerçek. Roma İmparatorluğu denince akla genellikle mermer sütunlar ve disiplinli lejyonlar gelir. Ancak medeniyetin parlak vitrininin ardında tarihin sayfalarına gömülmüş çoğu zaman kayıt dışı bırakılan oldukça karanlık bir gerçeklik yatar. Roma İmparatorluğu ihtişamını aslında kan ve korkuyla yoğurulmuş bir iktidar mekanizması üzerine inşa etmiştir. Böyle bir yapının elbet artıları ve eksileri olacaktır karanlık sırlar iktidar savaşları infazlar hepsine burada yer vereceğiz.

Sessiz İnfazların ve Devlet Sırları
Roma gücü her zaman şeffaf olmayan yollarla kullanmıştır. Bu yollar çoğu zaman kanlı iç çatışmalar yaşansa bile açıklanmayan çok yer vardır. İmparatorluk makamı mutlak otoritenin getirdiği kuşku ile beslenen bir siyasi şiddet iklimini beraberinde getirmiştir. Tarihçi Tacitus veya Suetonius gibi isimlerin aktardıkları bile sarayın duvarları arasında yaşananların sadece küçük bir kısmıdır. Birçok muhalif senatör veya rakip aile üyesi herhangi bir yasal süreç işletilmeksizin gecenin karanlığında veya yasaklı odalarda ortadan kaldırılmıştır. Bu infazlar çoğu zaman intihar süsü verilerek ya da hastalık bahanesiyle halktan gizlenmiştir. Bu infazlar aslında halk ve üst düzey yetkililer gerçeği bilseler bile susmak zorunda kalmışlardır. Çünkü bu imparatorluk korku üzerine kurulmuş bir yapı ve af denen şey olmadığı bir yapı.
Devletin bekası için uygulanan bu siyasi cinayetleri Roma’nın kutsal dokusunu zedelememek adına sistematik şekilde örtbas edilmiştir. Bu olayların ardında devlet bekası gibi lanse edilse bile arkasında yatan gerçek iktidarı ve gücü elde tutmanın ne basit yöntemi idi. Kayıt altına alınmamış infazlar aslında imparatorun otoritesini korumak için elindeki en keskin bıçaktı. Özellikle Praetorian Muhafızlarının dahil olduğu bu tür eylemler Roma’nın karanlık dehlizlerinde birer devlet sırrı olarak kalmış ve gerçek kurbanların sayısı hiçbir zaman tam olarak bilinememiştir. Çünkü bu infazlar infaz olarak kayıt altına alınmıyordu intihar hastalık gibi sebepler ile üstü kapatılıyordu.
Kolezyum’un Kanlı Yüzü

Roma toplumunun vahşetle olan ilişkisi sadece siyasi cinayetlerle sınırlı değildi. Kolezyum gibi devasa arenalar halkın karanlık yüzü ile tanışma noktasıydı. Aslında eğlence adı altında kan ve vahşete alkış tutan bir halk orada toplanıyor adına ise eğlence deniyordu. Bugün bize spor müsabakası gibi sunulan gladyatör dövüşleri aslında insan hayatının ne kadar ucuz olduğunun bir göstergesiydi. Ancak arenanın arka planında daha ürkütücü bir gerçek vardı. Eğlence için sahnelenen infazlar bir gösteri sanatı haline getirilmişti. Artık bu halk arasında normal görülüp halk ölen her gladyatör için sevinç çığlıkları atıyorlardı.
Suçlular Hıristiyanlar veya savaş esirleri vahşi hayvanların önüne atılırken ya da mitolojik hikayeler canlandırılarak acımasızca katledilirken. Roma halkı bu vahşeti adaletin tecellisi olarak alkışlıyordu. Burada tek kural vardı hayatta kalabilmekti. Bu durum toplumun bilinçaltında şiddetin nasıl normalleştirildiğini ve devlet şiddetinin nasıl meşrulaştırıldığını gösteren en somut örnektir. Burada adaletsiz bir sistem işlerdi savaş esirleri ile romanın en iyi gladyatörleri karşı karşıya gelirdi. Aradaki fark sadece esirlerin elinde ilkel silahlar verilirken gladyatörler en iyi silahlar ile donatılırlardı. Sahne arkasında bekletilen binlerce isimsiz kurban Roma’nın uygarlık maskesinin ardındaki vahşeti simgeler.
Saray Entrikaları ve Görünmeyen Düşmanlar

Roma sarayları tarihin en karmaşık entrika merkezleriydi. Bir imparatorun en yakınındaki kişi bile en büyük tehdidi olabilirdi. Kuşku bile bir imparator için tehlike idi hemen etrafında mevkisi’ne bakmadan infaz edilirdi. Zehirlemeler aniden değişen sadakatler ve kurulan komplolar imparatorluk hiyerarşisinin doğal bir parçasıydı. Özellikle Caligula Nero veya Domitian gibi dönemlerde saray içindeki infazlar bir rutin halini almıştı. Artık saray içinde hiç kimse güvende değildi imparator bile buna dahildi. Kendini asla güvende hissetmediği için bu infazların emrini verirdi.
Artık bu yaşananlar kimsenin hiç bir yerde güvende olmadığını haykırırcasına belli ediyordu. Buradaki en büyük trajedi bu cinayetlerin tarihçiler tarafından nasıl kurgulandığıdır. Bazı olaylar abartılmış bazıları ise tamamen silinmiştir. Kayıt dışı tarih gerçek kurbanların sessiz çığlıklarını taşır. Bir senatörün akşam yemeğinde aniden fenalaşıp ölmesi bir komutanın uzak bir eyalette kazara hayatını kaybetmesi veya bir imparatoriçenin sürgünde aniden ortadan kaybolması sistemin kendini koruma mekanizmasıydı. Roma’nın gölge tarihi bu küçük sessiz ve kanlı olayların toplamından ibarettir. Bir çok olay vahşice işlenen cinayetleri tarihçiler oldukça sıradan bir infaz veya intihar gibi yazdıkları tarihin eski sayfalarında yer alır.
Roma’nın Karanlık Mirası

Roma İmparatorluğu insanlık tarihinde modern devlete geçişin temelini atmış olsa da bu temelin altında. Bastırılmış susturulmuş ve unutulmaya terk edilmiş binlerce insan yatmaktadır. Bir çoğu tarih sayfasında isimleri olsa bile ölümleri kuşku dolu intihar veya kaza sonucu öldü denildiler. Roma tarihi kazananların yazdığı bir zafer ancak o akın altında yürüyen kurbanların hikayesi imparatorluğun gerçek insan maliyetini oluşturur. Bir imparatorluk kurulurken bir çok hayat asılsız bahaneler entirika iç çekişme mevki makam yüzünden hayatlara mal olmuştur.
Bugün bizler o görkemli harabelere baktığımızda sadece sanat ve mimariyi görüyoruz. Bu yapının arka planı gözükenden daha korkunç gerçekleri barındırıyor. Fakat o mermerlerin altında imparatorluk çarklarının dönmesi için feda edilenlerin imparatorluk sırlarının koruyucusu olarak gömülenlerin ve hiçbir zaman gün ışığına çıkmayan siyasi infazların ağırlığı gizlidir. Roma’nın karanlık yüzü insan hırsının sınırsızlığını ve otoritenin en karanlık formlarını anlamak için en önemli anahtardır. Tarihi sadece zaferlerle değil bu sessiz kalmış kayıt dışı bırakılmış kurbanların çığlıklarıyla okumak geçmişin gerçek yüzünü anlamamızı sağlayacaktır. Bir çok isimsiz romaya sadık asker veya askeri birlik yok edildiler. Onlardan biri Kayıp Dokuzuncu Lejyon birliği bir görev esnasında hem ortadan kayboldular hemde roma tarihinden adeta silindiler. Aslında bu entirika ve taht kavgalarına iç siyasetin doğası ve yapısına bakarsak bu lejyon bizzat roma tarafından yok edilmiş olasılığı oldukça gerçekçi bir var sayım gibi duruyor.
Roma imparatorluğu’na bakınca taç kapma savaşları diyelim buna Kadınların kendi arasında erkekleri etkilemek için yapmış oldukları entrikalar Arena savaşları halka Yani bir Oyunmuş gibi insanların katledildiği bir devrin yaşandığı Roma İmparatorluğu Devri diyebiliriz
Roma İmparatorluğu’nun kayıt dışı cinayetleri birçoğu siyasi iş çekişme Ordu’daki İsyankar generaller ve bir çoğunun da infaz edilmelerine sebep gösterilen neden ülkenin birliğine kastettikleri yönündedir Tabii bunların birçoğu işlenen cinayetlerin idam kararlarının bir Kamufle edip halka anlatma yoluydu Saray içindeki entrikalar çıkar çatışmaları makam kavgaları bunlar için bazı önemli makamlarda mevkilerde olan kişilere.