Karanlık Ağın Şifresi Cicada 3301

Yazar 2 Yorum 82 views

Dijital dünyanın uçsuz bucaksız evreninde sıradan bir internet kullanıcısının asla adım atmadığı. sadece seçilmiş zihinlerin davet edildiği gölge krallıklar vardır. Bu krallıkların en büyüğü ve belki de en korkutucu olanı. 2012 yılının sessiz bir. Ocak gecesinde 4chan forumlarında beliren o meşhur ağaçkakan silüetiyle hayatımıza girdi. Cicada 3301, sadece bir internet gizemi değil. Siber dünyanın en karmaşık, en disiplinli ve en karanlık bilmecesi olarak tarihe geçti. Kimilerine göre bu bir dünya dışı mesaj ve zihinleri ele geçirmek için kurulmuş bir tuzaktı. Kimileri bu işin heyecanı ile bu bilinmezliğin peşine düşsede çözüm bulunmuş değil henüz.

Kusursuz Bir Zeka Avı Dijital Ekmek Kırıntıları

Her şey masum ama bir o kadar da meydan okuyan bir mesajla başladı. Son derece zeki bireyler arıyoruz. İlk bakışta bir şaka ya da bir oyun gibi görünen bu davet, derinlere indikçe siber güvenlik uzmanlarını, kriptografları ve dilbilimcileri terleten devasa bir labirente dönüştü. Derin internet Deep Web katmanlarına gizlenmiş veriler, klasik edebiyat eserlerine gömülmüş gizli kodlar ve dünyanın dört bir yanındaki fiziksel konumlara bırakılan ipuçları, bu yapının ne kadar organize olduğunu kanıtlıyordu. Peki bu nasıl zeka idi hedefe zeki insanları koydu amaç neydi. Neden böyle gizemli bir mesaj ile ortaya çıktı ve zeki insanları hedef aldı. Neyi hedeflediler bu gün bile bu konu büyük bir labirent girişi var çıkışı meçul.

Bu bir oyun değildi bu dijital bir anarşi ya da elit bir gizli cemiyetin üye alım süreciydi. İpuçları takip edildikçe ortaya çıkan kriptografi harikaları. Maya numerolojisinden siber güvenliğin en sert algoritmalarına kadar uzanan bir bilgi birikimi gerektiriyordu. Peki bu toluluk neyi hedefledi amaçları neydi neden zeki insanları yani seçilmiş dünyada alanlarında kendilerini dünya’ya kabul ettirmiş beyin takımını istediler.

Liber Primus Kutsal Kitap mı, Yoksa Bir Tuzak mı?

Gizemin en sarsıcı halkası ise Liber Primus adıyla bilinen o meşhur kitap oldu. Rünik harflerle yazılmış bu gizemli metin. Cicada’nın felsefesini ve varoluş amacını barındırdığı iddia edilen bir kutsal kitap niteliğindeydi. Ancak bir sorun vardı. Kitabın büyük bir kısmı hala deşifre edilebilmiş değil. Çözülen sayfalar bireysellik, aydınlanma ve dijital özgürlük üzerine karanlık felsefeler fısıldarken, geri kalan sayfalar sessizliğini korumaya devam ediyor. Burada acaba dünyada yeni bir çağ açmakmıydı amaç yoksa yeni bir din varmış veya oluşmasını hedefledikleri bir alanmı yaratamaya çalıştılar.

Birçok kişi bu yapının ardında CIA, MI6 ya da devasa bir teknoloji şirketinin olduğunu düşündü. Ancak Cicada 3301, hiçbir zaman bir isim bir yüz ya da bir bayrak bırakmadı. Onlar sadece oradaydılar ekranlarınızın siyah piksellerinde, şifrelenmiş bir dosyanın içinde ya da anonim bir sunucunun derinliklerinde. Belki kullandığımız telefonun bile onların amaçlarını basit bir yazılım ile insanlara empoze ederek bir amaca ulaşmayı hedefliyorlar. Akla gelen soru şu bu yapı ne kadar biliniyor kimler bu yapının içinde hedef yeni bir dinmi çıkartmak yoksa yeni bir dünya düzenimi. Hiç kuşkusuz bu yapı derin dünyanın tanınmış simaları var bu yapıda. Belki teknoloji şirketleri zengin insanlar paranın gücü ve bu insanların kendilerini çok güçlü görmeleri yeni bir düzen kurma hayelleri var.

Sır Perdesi Hiç Aralanacak mı?

Bugün hala “Cicada 3301 kimdir?” sorusuna verilmiş net bir cevap yok. Bazı katılımcılar, testleri geçtikten sonra. Kendilerine ulaşıldığını ve bir tür yazılım geliştirme topluluğuna dahil edildiklerini iddia etseler de bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamadı. Belki de bu yapı insanlığın kolektif zekasını ölçen bir deneydi. Belki de geleceğin dijital dünyasını yönetecek gizli bir elit tabakanın temelleri atılıyordu.

Gizemli dosyalar arasında yerini alan Cicada 3301, bizlere şunu hatırlattı. İnternet sadece sosyal medya ve alışveriş sitelerinden ibaret değil. Göz önünde duran her verinin arkasında sadece doğru anahtara sahip. Olanların görebileceği bir sır perdesi asılı duruyor. Ve o perde, bir sonraki rünik harf çözülene kadar kapalı kalmaya devam edecek.

Görünmez Bir Hiyerarşi ve Kabul Şartları

Bu yapının kapıları herkese açık gibi görünse de eşikten geçebilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır. Cicada 3301, sadece yüksek seviyede kriptografi, ileri düzey programlama, antik diller ve klasik müzik teorisi gibi birbirinden uzak disiplinleri tek bir zihinde birleştirebilen “polimat” bireyleri aradığını belirtmiştir. İşte ürkütücü bir yönü çünkü Hayatımızın her alanına artık girmiş olan teknoloji belkide insanlığın en büyük silahı olmaya aday.

Süreç genellikle anonim bir forumda paylaşılan karmaşık bir görselle başlar. Bu görselin piksellerine gizlenmiş (steganografi) bir mesajı bulan kişi, bir sonraki aşamaya geçer. Ancak bu sadece bir başlangıçtır. Kabul süreci boyunca adaylar; felsefi metinleri analiz etmek, Linux çekirdeklerinde hata ayıklamak ve hatta dünyanın farklı kıtalarındaki elektrik direklerine yapıştırılmış QR kodları bulmak zorunda kalmıştır. Eğer tüm bu labirenti aşacak kadar sabırlı ve zekiyseniz, yapı sizinle anonim bir kanal üzerinden iletişime geçer. Bazen bilinç altımıza müzik veya bir çizgi film ile mesaj verildiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Bir Merkezleri Var mı?

Fiziksel bir karargah arayışı Cicada 3301 söz konusu olduğunda sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Onların merkezi ne Silikon Vadisi’ndeki bir ofis binası ne de bir yer altı sığınağıdır. Cicada’nın merkezi, internetin denetlenemeyen karanlık köşelerinde yani. Tor ağları ve şifrelenmiş sunucular üzerindedir. Yani insanlar var ama internet sunucları içine gizlenmiş bir gizemli dosya ile karşı karşıyayız.

Buna rağmen operasyonlarının küresel bir çapı olduğu kesindir. 2012 ve 2014 yıllarındaki avlar sırasında ipuçları. Amerika Birleşik Devletleri, Polonya, Güney Kore, Rusya ve Japonya gibi birbirinden tamamen farklı coğrafyalarda eş zamanlı olarak ortaya çıkmıştır. Bu durum, yapının tek bir merkezden ziyade, dünya geneline yayılmış son derece disiplinli ve anonim bir hücre sistemine sahip olduğunu göstermektedir. Bu yapı belkide dünyaya internet sunucuları üzerinden yön veren bir adresi olmayan bir mekanı bir ülkesi bir başkanı bile belli olmayan bir yapı.

Sessizliğin Nedeni Amaca Hizmet Etmek

Kimileri onların bir siber terör örgütü olduğunu kimileri ise dünyanın en zeki insanlarını bir araya getirerek. Dijital bir ütopya kurmaya çalışan özgürlük savaşçıları olduğunu savunuyor. Ancak kabul edilen az sayıda kişinin anlattıklarına göre, bu yapıya dahil olduğunuzda artık bir isim değil büyük bir projenin parçası oluyorsunuz. İçeride ne yapıldığına dair en ufak bir sızıntının olmaması Cicada’nın kullandığı uçtan uca şifreleme ve sadakat protokollerinin ne kadar sarsılmaz olduğunu kanıtlar nitelikte. Bu sadakat kime hangi amaca hizmet ediyor bu yapı devleter tarafından ii analiz edilmesi gereken bir konu.

Sonuç olarak, Cicada 3301 bir yerden yönetilmiyor o, ağın kendisi haline gelmiş durumda. Sirperdesi.com okuyucuları için bu dosyanın en can alıcı noktası da burası: Belki de bu yazıyı okuduğunuz cihazın bir köşesinde, hala keşfedilmeyi bekleyen bir Cicada kodu uyuyordur.

 

 

Etiketler

2 Yorum

  1. Avatar Ceylan Güldeniz

    İlk defa böyle bir yapının var olduğunu sırperdesi.com aracılığı ile duydum. Bu ne ya çok ürkütücü bir yapı amaçları ne ne yapmak istiyorlar. Umarım insanlığın başına bela olmazlar.

  2. Kapsülü Yut ve Sinyali Bekle Morro do Vintém Tepesi Katliamı – Sır Perdesi Gizemli Olaylar Şehir Efsaneleri

    […] Ceylan Güldeniz – Karanlık Ağın Şifresi Cicada 3301 […]

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL

Merhaba Atilla Gürbüz