Gizemli dosyalar ve şehir efsaneleri dendiğinde çoğumuzun aklına hep o uzak kıtalar. okyanus ötesindeki hayalet kasabalar gelir. Oysa burnumuzun dibinde, Anadolu’nun derinliklerinde öyle hikayeler saklıdır ki kulaktan kulağa fısıldandıkça insanın tüylerini ürpertmeye yeter. Biz bile bu konuyu araştırınca bazı yerleri anlatırken tuaf duygulara kapıldık. Bugün sirperdesi.com okuyucularını zamanın adeta tek bir saniyede donup kaldığı. Geçmişin ve geleceğin birbirine karıştığı gizemli bir yerleşime götürüyoruz. Maden Köyü’nün ansızın boşalan evleri, aradan geçen. Onlarca yıla rağmen hala çözülememiş devasa bir soru işareti olarak karşımızda duruyor. Araştırmaların her defasında bir sis bulutuna çarptığı bu vaka gizem meraklıları için tam anlamıyla bir başyapıt niteliğinde. Aslında filimlere konu olacak ölçüde bir olay kimse ne olduğunu bilmiyor bilenlerin sesiz kaldığı bir maden köyü efsanesi.
Geçmişin İzlerini Taşıyan Sessiz Sokakların Fısıldısı

Her şey bin dokuz yüz seksenli yılların o soğuk ve puslu sonbahar aylarında, köyün sessizliğe gömülmesiyle başladı. Maden Köyü adını çevresindeki zengin yeraltı kaynaklarından alan. Kendi halinde, geçimini topraktan ve maden işçiliğinden sağlayan insanların yaşadığı hareketli bir yerdi. Ancak bir sabah çevre köylerden oraya gidenler sokaklarda ne bir çocuk sesi. Ne bir hayvan seslenişi ne de bacalardan tüten tek bir duman görebildi. İlk bakışta herkesin tarlada ya da madende olduğu düşünüldü ancak evlerin kapısından içeri adım atanlar. Hayatları boyunca unutamayacakları o ürpertici manzarayla karşılaştı. Köyde hiç kimse yoktu ve sanki tüm köy halkı tek bir saniyede buhar olup uçmuştu. Olay yerine yetkililerin gelmesiyle birlikte, günümüzde bile sırrı çözülemeyen o karmaşık süreç başlamış oldu. Peki maden köyü bir gecede nasıl sessizliğe büründü bu insanlara ne oldu. Devlet bu konuda nasıl bir araştırma yaptı. Bir gecede sırra kadem nasıl basılır ansızın bu soruların cevabını hep birlikte bulmanın yollarını aradık.
Sofrada Bırakılan Sıcak Çaylar ve Çıkmaz Sokaklar

Soruşturma derinleştikçe köydeki gizem daha da korkunç bir hal almaya başladı. Evlerin içine giren ekipler, insanların bir göç hazırlığı yapmadığını. Aksine günlük hayatlarının tam ortasında burayı terk ettiklerini fark etti. Akşam yemeği için kurulan sofralar öylece duruyordu. Bazılarının tabaklarında yemekler yarım kalmıştı, ocakların üzerindeki çaydanlıklar çoktan soğumuştu. En dikkat çekici detay ise evlerdeki tüm değerli eşyaların, paraların ve çeyizlerin yerli yerinde durmasıydı. Bir insan topluluğunun geride hiçbir iz bırakmadan, her şeyini arkasında feda ederek kaçması sıradan bir tahliyenin çok ötesinde şeylere işaret ediyordu. Dönemin yetkilileri bu durum karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadı çünkü bir köy dolusu insanın aynı anda panikle evinden fırlaması normal değildi. Resmi kayıtlara ilk etapta bölgedeki toprak kayması ve heyelan tehlikesi bir gerekçe olarak yazıldı ancak bu açıklama köy halkının neden hiçbir şeyini yanına almadığı sorusuna asla cevap veremedi. Peki bun insanlardan hiç bir iz bilgiye ulaşılamadımı. Sanki kaçmışlardı ama kimse nereye neden veya neden kaçtıklarına bir açıklama getiremiyordu. Sır perdesi bir türlü aralanıp tatmin edici bir ışık bulunamıyordu.
Gece Gelen Davetsiz Misafirler Bir Fısıltımıydı

Resmi raporlar heyelan dese de köylülerin fısıldadığı korkunç iddialar bambaşka dehlizlere açılıyordu. Söylentilere göre maden ocaklarının derinliklerinde yapılan kazılar sırasında, toprağın altında yüzyıllardır uyuyan kadim bir mühür kırılmıştı. Bu kazılardan sonra köyde geceleri garip sesler duyulmaya, hayvanlar sebepsiz yere telef olmaya başlamıştı. En büyük iddia ise köyün yaşlılarının son günlerde sürekli aynı kabusu gördüklerini söylemesiydi. Efsaneye göre o son gece, köyün üzerine çöken ağır ve kokulu bir sis dalgasıyla birlikte davetsiz misafirler evlerin kapılarını çalmıştı. o kadar büyük bir korku ve dehşet yaşamıştı ki, sadece canlarını kurtarabilmek adına üzerlerindeki kıyafetlerle gecenin karanlığına doğru koşmuşlardı. Bu olay bir toplu cinnet miydi, yoksa madenin derinliklerinden çıkan bir gaz zehirlenmesinin yarattığı halüsinasyon sarmalı mıydı, burası hala tam olarak netleşmiş değil. O gece ne yaşanmış ola bilirdi acaba yer altından gelen bir yaratıkmıydı onların sırra kadem basmalarına sebep olan. Yoksa halüsnasyon görmelerimi onları çılgına çevirip bir anda tüm köy halkı yok oldu. Kimse bir açıklama yapamıyor yakın köyden bir yaşlı köylülerin son zamanda aynı kabusu gördüklerini duyduğunu anlatmıştı. Bu kabus neydi herkesin aynı kabusu görmelerini sağlayan.
Zamanın Durduğu O Hayalet Köy

Yıllar boyunca bu insanların aslında gizli bir tarikat tarafından götürüldüğü ya da. Devletin çok gizli bir maden araştırması için bölgeyi tamamen boşaltıp insanları başka yerlere yerleştirdiği de konuşuldu durdu. Kıyafetlerin anıların ve yaşanmışlıkların evlerde aynen bırakılması, tam da o dönemin gizemli dosyalarını andıran cinstendi. Günümüzde yapılan bazı bölgesel araştırmalar, o dönem köyde yaşayan birkaç ailenin izini farklı şehirlerde bulduğunu iddia etse de, o insanların o gece neden kaçtığı ve arkalarında bıraktıkları o sessizliğin ne anlama geldiği hala tam bir kara kutu olarak sırrını koruyor. Bu insanların izi bulunduysa ve bu gerçek ise neden bir şey konuşmadılar. Onları susturan korku endişe neydi ne yaşadılarki konuşmadılar. Hatta kendilerinin o köyden olmadıklarını söyledikleride anlatılmakata.
Buradaki olayı genel olarak incelersek karşımızda iki büyük ihtimal bulunuyor. Bir tarafta maden kazılarıyla tetiklenen ve köylüleri derinden sarsan o karanlık efsaneler var, bunu evlerin içindeki o aceleci ve panik dolu terk ediliş izlerinden anlıyoruz. Diğer tarafta ise yaşananların aslında toplumsal bir korku dalgası olduğu ve insanların bir daha asla arkalarına bakmamak üzere yemin ederek sustukları gerçeği yatıyor. Komşu köylerdeki insanlar hala o bölgeden geçerken yollarını uzatıyor ve Maden Köyü’nün adını anmaktan çekiniyor. Olayın üzerinde yaklaşık kırk yıl geçmesi köyün hala boş olması kimsenin gidipte benim köyüm diyerek arazilerine evlerine sahip çıkmamaları ayrı bir sır perdesi.
Peki siz sevgili sirperdesi.com okuyucuları bu gizemli terk ediliş hakkında ne düşünüyorsunuz. Bir köy dolusu insanı her şeyini bırakıp kaçıran şey doğanın bir oyunu mu, yoksa karanlıkta gizlenen o bilinmez güçler mi? Yorumlarda hep birlikte beyin fırtınası yapalım ve bu sır perdesini aralayalım. Bu gizemi çöze bilecekmiyiz yorumlarda bu konuda bilgisi olanların yorumlarını yazmasını bekliyoruz.