Anadolu Viranelerinde Öten Baykuş ve Gece Gelen Ziyaretçiler

Yazar Yorum Yap 38 views

Anadolu toprakları binlerce yıldır sayısız medeniyete ev sahipliği yaptı. Bu toprakların her bir köşesinde kayaların arkasında veya terk edilmiş köylerde saklanan yüzlerce hikaye var. Bu hikayelerin en gizemlilerinden biri de kuşkusuz baykuş sembolü etrafında şekilleniyor. Bugün modern şehir hayatında sadece bir gece kuşu olarak görülen baykuş. Anadolu’nun derinliklerinde çok daha farklı anlamlar taşıyor. Köylerde kulaktan kulağa fısıldanan ve nesiller boyu aktarılan efsaneler bu kuşu sıradan bir canlı olmaktan çıkarıp gizemli bir haberciye dönüştürüyor.

Bu konun bendeki yeri ise ayrıdır çocukken köyde baykuş öttüğü zaman uğursuzluk derlerdi. Araştırmalarımda bir çok medeniyette bu baykuş konusu aynı anlam ifade taşıdığına şahit oldum. Özelikle bir kitap var orada baykuş figürü net şekilde anlatılmakta. Kitap yaklaşık bin yıl önce yazıldığı var sayılmakta Diyar-ı Rum bu kitap için sırlı ve dikkate alınması gereken konular başlıklar içermekte. Bu konuda diğer kategorilerde yeni başlıklar ile derinlemesine yer vereceğiz.

Anadolu Köylerinde Gece Başlayan Uğultu

Birçok Anadolu köyünde hava karardıktan sonra başlayan baykuş ötüşü sıradan bir doğa olayı olarak kabul edilmez. Eski insanlar baykuşun her eve durduk yere konmadığına inanır. Baykuş çok sıkça görülen bir kuş olmaması ve ötüşündeki sırlı ses insanları ürkütmesi bir gerçek. Efsaneye göre bir baykuş bir evin çatısına veya yakınındaki bir ağaca gelip ısrarla ötmeye başladıysa o ev halkı için gizemli bir süreç başlıyor demektir.

Halk arasındaki en yaygın inanış bu kuşun doğrudan ölüler alemi veya bilinmeyen varlıklar ile bağ kurduğudur. Baykuşun gözlerinin gecenin en karanlık anında bile her şeyi görebilmesi onun insanlar tarafından fark edilemeyen ruhani ziyaretçileri de gördüğü şeklinde yorumlanır. Kuşun ötüşü aslında köye yaklaşmakta olan gizemli ziyaretçilerin habercisidir. Tabi bu ziyaretçiler hangi alemden olduğu onlara malum olduğu söylenir.

Viranelerin Gizli Sahibi ve Bekçiler

Şehir efsanelerinin yoğunlaştığı yerler genellikle terk edilmiş eski yerleşim yerleridir. Anadolu’da boşaltılmış eski Rum köyleri, yıkılmış kiliseler veya kimsenin gitmediği antik kalıntılar baykuşların evi olarak bilinir. Ancak efsane burada derinleşiyor. Bu viranelerde öten baykuşların aslında sadece birer hayvan olmadığı iddia edilir. Bu kuşlar neden terk edilmiş yerlerde yaşarlar işte sır burada devreye giriyor. Bazı inanışlara göre özellikle Darı Rum kitabına üç baykuş ötünce ölümün habercisi diye geçer.

Eski anlatılara göre bu kuşlar geçmişte yaşamış kadim medeniyetlerin ruhlarını veya o topraklara gömülmüş büyük hazineleri koruyan bekçilerdir. Aslında define işaretlerinde baykuş figürü görülmüştür. Yıkıntıların arasında dolaşan avcılar veya defineciler ne zaman bu baykuşlarla karşılaşsalar garip olaylar yaşadıklarını anlatırlar. Kuşun gözlerine uzun süre bakan insanların yön duygusunu kaybettiği, tuhaf sesler duymaya başladığı ve o bölgeden uzaklaşmak zorunda kaldığı söylenir. Baykuş o viranenin sırrını korumak için oradadır. İnsanın anlam veremediği bu sırperdesi nasıl aralanacak baykuş neden terk edilmiş bölgeleri yaşam alanı olarak seçmesi.

Yaşanmış Anlatılar ve Gece Gelenler

Geçmiş yüzyıllarda Kayseri ve Kapadokya civarındaki eski yerleşimlerde kayda geçmiş tuhaf anlatılar mevcuttur. Köy sakinleri bazı geceler baykuş sesinin ardından kapılarının çalındığını ancak açtıklarında kimseyi bulamadıklarını söylerler. Bu durumun yaşandığı gecelerde gökyüzünde sıra dışı ışıkların görüldüğü veya evlerin etrafında siyah gölgelerin dolaştığı iddia edilir. Bu bir yanılmamı yoksa bir şehir efsaneleri zincirleme olayımı?.

İnsanlar baykuşun sesini duydukları an evlerindeki ışıkları söndürür ve pencerelerini sıkıca kapatırlardı. Çünkü inanışa göre baykuşun çağırdığı ziyaretçiler sadece pencerelerden içeri bakabilir ve içeride bir hareketlilik görürlerse o eve musallat olabilirlerdi. Bu efsane günümüzde hala bazı kırsal bölgelerde yaşlılar tarafından anlatılmaya devam ediyor. İnanışın temelinde baykuşun ötüşü birilerini çağırdı ve doğa üstü açıklanmayan olayların yaşandığını anlatırlar.

Efsanenin Arkasındaki Somut İzler

Tüm bu anlatılanlar ilk bakışta sadece korkutucu birer köy hikayesi gibi görünebilir. İnsanların karanlıktan ve bilinmeyenden korkması bu tarz efsanelerin doğmasını her zaman kolaylaştırmıştır. Ancak bu efsanenin kökenlerini incelediğimizde karşımıza sadece batıl inançlar çıkmıyor. Baykuş tarih boyunca bir çok medeniyet tarihinde ya ismi yada taşlara kabartma şeklinde görseli kazınmıştır.

Anadolu’nun ıssız köşelerinde kayaların üzerine kazınmış antik baykuş figürleri ve resmi kayıtlara geçmiş bazı tuhaf olaylar efsanenin arkasında çok daha somut yapıların olduğunu gösteriyor. Kulaktan kulağa yayılan bu gece ziyaretçileri hikayesi aslında tarihin derinliklerinde kalmış çok daha büyük bir sırrın sadece halk arasındaki yankısı olabilir. Bunu bir şehir efsanesiymiş gibi geçiştirilmemesi gerekir tarihin bir çok döneminde baykuş hep insanların korkutmuştur. 

Serinin Devamı 

Anadolu insanının yüzyıllardır kulaktan kulağa fısıldadığı bu efsanenin arkasında aslında çözülememiş ve resmi kayıtlara geçmiş çok tuhaf bir olay olduğunu biliyor muydunuz? İşte o tüyler ürperten gerçek olayı incelediğimiz serimizin ikinci yazısı. Gizemli Dosyalar. Antik Tapınakta Bulunan Baykuş Şifreleri

Etiketler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL

Merhaba Atilla Gürbüz