Cicada 3301 bir istihbarat örgütü müydü yoksa yeni nesil bir tarikat mı

Yazar Yorum Yap 33 views

Liber Primus’u sadece internette gezen teknik bir şifreleme bulmacası olarak görmek, buzdağının sadece görünen kısmına bakmaktır. Neyi anlatıyor bu kitap neden bu kadar gizem var kim yazdı. Bu tamamen sirperdesi konusu oldu Çözülen sayfaları var içeriği tam açıklanmadı. Bu dijital el yazmasını asıl ürkütücü ve çekici kılan şey, bilgisayar kodlarının arkasına gizlenmiş olan o çok eski, karanlık ve mistik felsefedir. Cicada 3301, siber dünyanın imkanlarını kullanarak aslında modern bir din, dijital bir tarikat yaratıyordu. Olayın teknik siber boyutunu bir kenara bırakıp, bu kitabın ruhuna ve felsefi dehlizlerine indiğimizde karşımıza çok daha derin bir sır perdesi çıkıyor.

Kadim Büyü Kitaplarının Dijital Varisi

Öğretilerini Grimoire adı verilen el yazması büyü kitaplarında

Öğretilerini Grimoire adı verilen el yazması büyü kitaplarında toplarlardı. Bu kitaplar sadece seçilmiş kişilerin anlayabileceği semboller, gizli alfabeler ve metaforlarla doluydu. Neyin şifresiydi ve bu yazıyı nasıl insanlık çözecek. Ve herkesin bunu bilmesini çözmesini istemedikleri ortada. İşte Liber Primus, bu kadim geleneğin 21. yüzyıldaki dijital varisidir. Kitap, ekranlarımıza piksellerle yansısa da felsefi kökleri binlerce yıl öncesinin gnostik öğretilerine, okültizme ve Kabala felsefesine dayanıyor. Sayfaları süsleyen runik harfler sıradan bir şifreleme yöntemi değil; bilgiyi “layık olmayanlardan” saklamak için kullanılan mistik birer kilit rolü görüyor. Cicada, teknolojiyi kullanarak insanlığı siber bir aydınlanmaya çağırdığını iddia ederken, aslında antik çağların gizem kültlerini dijital dünyaya entegre ediyordu

Dijital İllüzyon ve Bilincin Özgürleşmesi

Kitabın deşifre edilebilen nadir sayfaları incelendiğinde, karşımıza bir hacker kılavuzu değil, sarsıcı bir teolojik manifesto çıkıyor. Liber Primus, içinde yaşadığımız dünyayı ve interneti devasa bir illüzyon, bir nevi sahte gerçeklik olarak tanımlıyor. Kitapta geçen öğretilere göre insanlık, egemen güçlerin ve sistemlerin yarattığı bu dijital matrisin içinde köleleştirilmiş durumda. Cicada’nın amacı ise bu illüzyonu yıkmak ve bireyin bilincini özgürleştirmek. Ancak bu özgürleşme fikri, bildiğimiz anarşizmden çok farklı adeta ruhani bir uyanış gibi işleniyor. Bilgiyi saklamak, şifrelemek ve sadece seçilmiş azınlıkla paylaşmak, bu tarikatın en büyük ibadeti sayılıyor. Kitap okuyucusuna şu felsefi soruyu fısıldıyor: Eğer her şey bir illüzyonsa, gerçeğe giden yol neden bu kadar ağır şifrelerin arkasına gizlenmiş durumda? Amaca bakınca insanlık için olduğu belirtilmekte ama bu kitap içeriği büyü kitaplarından alınan senboller ve yazılar kelimeler kullanması sanki kendilerini maskeleme amacı taşıyor.

Hiçlik Doktrini ve Siber Nihilizm

Liber Primus’un derinliklerinde, Uzak Doğu felsefesindeki Zen koanlarına bilmecelerine ve nihilizme çıkan yollar bulursunuz. Kitap takipçilerine her şeyi sorgulamayı değil. Her şeyin aslında hiçbir şey olduğunu öğretiyor. Siber dünyanın sonsuz sıfır ve birlerden oluştuğu gibi, varoluşun da büyük bir boşluktan ibaret olduğunu savunan. Bu siber nihilizm, takipçilerini dünyevi bağlardan koparmayı hedefliyor. Cicada bu yönüyle, üyelerinin beyinlerini yıkayan küresel bir dijital tarikat liderine dönüşüyor. Kitap zihni tamamen boşaltmayı ve sadece şifrelerin dünyasındaki saf matematiğe teslim olmayı emrediyor. Bu durum siber dünyada egolarından arınmış, isimsiz ve yüzsüz tek bir kolektif akıl yaratma çabasından başka bir şey değil. Bu konu yıllardır araştırılmakta bir çok analiz yayınlansada hiç bir elde tutulur kaynağa ulaşılamadı. Burada akla gelen bu nasıl bir örgüt veya tarikat amaçları belli ama kim oldukları. Hangi ülkenin vatandaşı tam bir muamma.

Ekranın Arkasındaki Görünmez Kilise

Sonuç olarak Liber Primus, internet tarihinin en başarılı psikolojik ve felsefi operasyonlarından biridir. Orijinal nüshası hala derin internetin karanlık köşelerinde indirilmeyi bekleyen bu kitap, okuyucusuna bir yazılım hatası değil ruhani bir boşluk sunuyor. Bizler günlük internet alışkanlıklarımızla yapay bir dünyada oyalanırken. Bu şifreli el yazması, ekranın hemen arkasında kendi görünmez kilisesini kurmuş bir siber tarikatın kutsal metni olarak gizemini korumaya devam ediyor. Belki de kitabın tamamı çözüldüğünde karşımıza çıkacak olan şey yeni bir teknoloji değil, insanlığın en eski ve en karanlık inanç sisteminin ta kendisi olacak. Karanlık bir yapı ortada yazılmış ama insan eli ve zihni ile bir kitap ama içeriği amacı net değil.

Kitap Kaç Sayfa Ve Kaç Sayfası Çözüldü

Kitap orijinalinde tam 76 sayfadan oluşuyor. Bugüne kadar resmi olarak ve tamamen deşifre edilebilen sayfa sayısı sadece 17’dir. Geriye kalan 59 sayfa, 2014 yılından beri (yani 10 yıldan uzun süredir) dünyanın en iyi kriptologları, hackerları ve matematikçileri uğraşmasına rağmen asla çözülemedi. İnternetteki bazı belgeseller veya eski kaynaklar “Sadece 2 sayfası çözüldü” diyebilir. Bunun sebebi, kitabın felsefesini oluşturan ana metinlerin ilk 2 sayfada yer alması ve geri kalan sayfaların tamamen karmaşık matematiksel şifreleme katmanlarına (kriptografik matrislere) sahip olmasıdır. Çözülen 17 sayfa da çoğunlukla kitabın başındaki ve aralarındaki nispeten “hafif” şifreli bölümlerdir. Bu demek oluyorki zeki insanlar arıyoruz ile çıkan ilan amacına ulaşmış bu nasıl bir yapı dünyadaki en zeki insanları seçe bildi.

 

Etiketler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL

Merhaba Atilla Gürbüz